Keloğlan ile Padişah Masalı
Masal masal içinde Keloğlan var bu masalın içinde.. Bir zamanlar bir keloğlan vardı. Bu keloğlan büyüdü gelişti iyi,mert bir delikanlı oldu. Ama keloğlan çalışmayı hiç sevmez ve boş boş gezerdi. Zavallı annesi de oğluna git çalış para kazan dedikçe keloğlan;
-Para benim neyime değme ana değme benim keyfime yazık olur emeğime et doldur tabağıma derdi.
Günlerden bir gün keloğlan bir iftiraya uğramış. Kolcu ya yakalanmamak için hemen dağlara kaçtı. O yörenin beyi keloğlanı altınlarımı çaldı diye suçladı. Beyin baskısından yıllardır bıkıp usanan köylüler ise keloğlana ekmek ve yemek götürerek onun dağları mesken tutmasını sağladılar.Bir,iki derken karın tokluğuna tarlada çalışmak istemeyen on köylü hemen keloğlanın çevresinde saf tutu. Ve sonra da onun gücüne güç kattı. Sonra bir gün adamları ile düze inerek beyi sindirip korkuttu. Tarlalarda çalışan köylüler ise hemen keloğlanın yanına gelerek.
-Sen çok yaşa keloğlan emmi diye bağırdılar. Kolcular keloğlanın etrafını sarınca da hemen araya girerek keloğlanı dağa kaçırdılar.
Olanlardan haberi olan ülkenin padişahı tebdil kıyafet giyerek köylüler ile konuştu. Keloğlan ile tanıştı. Onun iftiraya uğradığını hemen anladı.Sonradan kimliğini açıkladı. ve keloğlanı sarayına davet etti.Sarayda padişahın güzeller güzeli kızını gören keloğlan kıza aşık oldu. Kız ününü duyduğu keloğlanı görür göremez hemen sevdi. Sonra ki keloğlan annesi ile birlikte saraya gelerek padişahtan kızını istedi. Padişah kızını keloğlana verdi.
Düğün günü bey kenarda eğlenceleri izlerken onun baskısından kurtulan köylüler hem oynadılar hem de eğlendiler. Yıllar sonra bile çocuklarına ,torunlarına keloğlan dağlar padişahı diye bu anılarını anlattılar.











Hiç yorum yok: